|
İlk insanlar barınaklarını kamış, ot ve ağaç dalı, taş, buz ve çamur gibi malzemelerle inşa ediyorlardı. Yapım yöntemlerinin gelişmesiyle ahşap ve taş, ana yapı malzemeleri haline geldi. Gelişen yapım sistemi de, bir meslek grubu olan yapı ustalığını oluşturdu. Kaynaklarda rastlanmamakla beraber, yapı ustalığının örgütlenmesinin, 13.yy. '-da Anadolu'da debbağlıkla başlayan Ahilik örgütünün 32 ana kolundan biri olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır. Şöyle ki; böyle düzenli bir örgütlenmenin içinde elbette, hayatın devam etmesi için gerekli yapı türlerini, özellikle Ahi Zaviyelerini, inşa eden grup olan "yapı ustaları"da bulunacaktır. Eskiden yapı ustalarının, yapının planlanması, mühendislik hizmetleri ve yapının tezyinatı gibi bütün hizmetleri yerine getirdiği düşünülürse, bugün bütün bu özellikleri yaşatan ustaları bulmamız olanaksızdır. Ama belki de bu anlamdaki yapı ustalarının sonuncularını Akseki'de buluyoruz. Akseki, Antalya ilinin kuzeydoğusunda, tarihi ipek yolu üzerinde, bugün ise Antalya-Konya karayolu üzerinde yer alan, Alanya'dan sonra Antalya'nın en eski ilçesidir. Akseki'nin sert iklimi ve dik yamaçlardan oluşan doğal yapısı, yöre insanını barınma ihtiyacı olan evlerini ve diğer gereksinmelerini inşa ederken de etkilenmiştir. Tipik bir Akseki evi, iki katlıdır 60-70 cm. genişliğindeki dış duvarlar, kuru taş duvar tekniği ile örülmüş olup, 50-60 cm.de bir, ahşap hatıllarla boyuna ve dikine bağlanır. Dış cepheleri oldukça sade olan evlerin içinde tavan, dolap, kapı ve pencere kepenklerinde son derece kaliteli ahşap işçiliğine rastlanır. Şimdi sizlere sırayla Çukurköy Güzelsu ve Akseki merkezde kendilerini tanıma fırsatı bulduğum üç değerli yapı ustasını tanıtmaya çalışacağım.
AHMET ÖZKAN, ÇUKURKÖY Çukurköy, Akseki'nin güneyinde yer alan Murtiçi'nin 7 km. Doğusunda, 85 haneli bir köy. Akseki'nin diğer köyleri gibi, bütün evleri yamaca kurulmuş. Köy halkı hayvancılıkla geçiniyor. Ahmet Özkan bir yapı ustası (Solda). 1920 doğumlu. 80 yaşında. Dedesi Hatip Mehmet Efendi, o da ustaymış ve köyün tek okur-yazarıymış. Ahmet Özkan da okulu köyünde okumuş, eski yazı biliyor. "Mesleğe nasıl başladın?" diye sorduğumuzda, 15 yaşındayken bir demir parçası bulduğunu, onu eğe gibi kullanarak, ahşabı oyduğunu anlatıyor. Ahmet Usta 18 yaşındayken, Antalya-Konya karayolu yapımında çalışmış, pratik çözümleriyle tanınmış. Askerliğini onbaşı olarak Antakya, Ankara, Yozgat ve Çorum'da yapmış ve askerliği 3 yıl sürmüş. 1944 yılında Akseki'ye döndüğünde, askerdeyken gördüğü kağnı arabasını yaparak Akseki'de bir ilki gerçekleştirmiş. Ahmet Usta, Fersin; Taşlıca ve Çukurköy'de yaklaşık 75 evin yapımında çalışıtı (Solda). Kereste olarak, karşı yamaçtan kestiği çam ağaçlarını kullanırmış. Ağaçlar kesildikten sonra 1-2 ay süreyle kurutulurmuş. duvarı da kendisi yaparmış. Kireç olmadığı, duvarları, içeriden, ak toprak ve su karışımını sıvarmış. İlk kiremiti Konya'dan tanesi 22 kuruşa kendisi getirtmiş. Kiremit yokken, çatıların düz dam olduğunu, tahtaların üzerini çam yongaları ve çamur karışımıyla düzlediklerini söylüyor Ahmet Usta. Kapı ve pencere doğramalarını da kendisi yaparmış. Ahmet Usta, 20 yıl önce bırakmış mesleği. "Kimse ilgi duymadığı ve artık köye betonarme evler yapılmaya başladığı için kendi yerine bir usta yetiştiremediğini söylüyor. MUSTAFA KARAOSMANOĞLU; AMERİKALI, GÜZELSU Bir diğer yapı ustası Mustafa Karaosmanoğlu'nun (Solda) yaşadığı köy olan, GÜZELSU Çukurköy'ün 7 km. Kuzeydoğusun rakımı oldukça yüksek.(1150m) Köyün karşı yamaçları katran ormanı. Oldukça eğimli bir yamaç üzerine kurulan köyün, bütün yolları doğal taş kaplama, (Sağda). Bu taş döşemeyi ustalara uygulatan kişilerden Mehmet Öztekin, 102 yaşında. Maalesef kendisi bizimle görüşemeyecek kadar yaşlıydı. "Amerikalı" lakablı Mustafa Karaosmanoğlu, 1920 doğumlu. Askerliğini Gelibolu'da yaptıktan sonra, 1946-1951 yıllan arasında Aksu Köy Enstitüsü'nde ahşap işçiliği konusunda çalışmış. Değişik ve pratik çözümler üretmesi karşısında enstitü öğretmenlerinden birisi "Sende Amerikalı kafası var" dediğinden beri, adı "Amerikalı" olarak kalmış. Mustafa Usta'nın soyadından da anlaşılacağı gibi, büyük dedesi Manisa'da bir çiftlikte kahyalık yaparmış. Babası taş duvar ustasıymış. Köyde yapımına katkı koymadığı ev yokmuş. Hala ufak tefek yapım işlerine yardım ediyor. Kereste için ağaçlan, dağdaki katran ormanından alırlarmış. Eğer ağacı Haziran ayında kesersen, bir hafta gibi çok kısa bir zamanda kullanabilirmişsin. Ahşabı, dolap. kapı. pencere, tavan ve kepenk yapımında kullanmışlar. Amerikalı, evini asker dönüşü kendisi yapmış. Odalar, kullanımlarına göre tefriş edilmiş. Sofanın iki yanındaki odalarda, makat dedikleri ahşaptan çakılmış, üstüne yatak, yorgan koydukları yükseltinin içini, kuru erzak koymak için kullanıyorlar Makatın üzerinden açılan kapağın içerisi, banyo teknesi olarak kullanılıyormuş. Bir nevi gusülhane gibi. Ama benzerleri gibi bu yıkama yeri dolabın içinde değil, kapak açılarak içine girip, yıkanıyorlar. Amerikalı'nın evinin alt katında, yıllarca kullandığı atölyesi bulunuyor (Yukarıda). Hala küçük işler için kullanılıyor. Atölyesinde renge, planya gibi küçük aletlerin dışında iki kişinin karşılıklı olarak geçip kullandığı el bıçkısı da hala duruyor. (Solda). Kış aylarında evde otururken, tahta kaşık, salata tahtası, sandık ve sandalyeler yapıyor Bunların yapımında, dut ceviz ve çınar ağacını seçiyor. Amerikalıya ustasını soruyoruz. Onu anlatmak için bizi ustası Mehmet Kişioğlu'nun aynı köyde yapmış olduğu Borazan'm Evi'ne götürüyor (Sağda) Ev, yıllardır kullanılmadığı için yıkılmak üzere. Bu kadar kötü duruma gelmesinin bir nedeni de evin oğlunun kapı ve dolap kapaklarını, satmak için sökerek götürmesi. Bu gerçek. Akseki'nin bütün köylerinde, evler sahiplenilmediği sürece karşımıza çıkıyor aslında. Bu ev yöresel söylenişle "Düğmeli Ev"lere bir örnek. Mustafa Usta taş duvarı yaparken, bir kişinin içerde, bir kişinin de dışarıda çalıştığını, böylece yapım sürecinde bir paralellik kurulduğunu anlatıyor. Bu evi gördükten sonra şöyle bir gerçek çıkıyor karşımıza, tanıma fırsatı bulduğum bu üç usta da. kendi ustalarına göre daha sade, daha gösterişsiz evler yapmışlar Mustafa Usta'ya bunun nedenini sorduğumuzda o-nun döneminde para olmadığını, sadece ihtiyacı karşılamak için evler yapıldığını söylüyor. DURMUŞ PİŞKİN, AKSEKİ MERKEZ Akseki Merkez'de buluştuğumuz Durmuş Pişkin. 68 yaşında (Solda). Ustalığa, duvar ustası olan babasının yanında 15 yaşında başlamış. Akseki Merkez ve köylerinde pek çok evin yapımında ve övünerek anlattığı Hükümet Konağı 'nın yapımında çalışmış. Durmuş Usta, düğmeli evlerin 100-150 yıl ömrü olduğunu ve en önemlisi depreme dayanıklı olduğunu anlatıyor öncelikle. Gerçekten andız veya katran ağacından birbiri üzerine, kertilerek oturtulan ahşap hatıllar, duvara bu esnekliği sağlıyor Hatıl sistemi duvar içinde dikine, pencere üstüne kadar gidiyor ve pencere üstünde, bir nevi lento gibi yatayda da bağlanıyor. Durmuş Usta, diğer ustalardan farklı olarak ağacın kesildikten sonra 6 ay suda bekletildiğini, kendi tabiriyle "abanozlaştırıldığını", daha sonra da 5-6 ay kurutulduğunu anlatıyor. Evlerin dışını genelde sıvanmadığını, içlerinin ak toprak ve suyla sıvandığını, daha zengin olanların ise. Akseki'nin kuzeyindeki Yaka Dağı'ndan kum getirilerek; kum, yavru saman ve kireçle dış yüzeyleri sıvadıkları ve maayla perdahladıklarını anlatıyor. işte aynı iklimin, aynı coğrafyanın üç yapı ustası. Hepsi bir geleneği sürdürerek, düğmeli evler yapmaya devam etmişler. Ama tüm ısrarlarına rağmen yeni ustalar yetiştirmemişler. Ya şimdi? Taşın yerini beton, ahşabın yerini plastik esaslı malzemeler aldı. Bunun sonucunda çok net olan bir şey var ki; biz böyle suni ortamlarda yaşamaya devam ettiğimiz sürece. Amerikalı gibi, 80 yaşına gelmiş ve hala mesleğimizi bilfiil idame ettiriyor olamayacağız. Ve çok açık bir şey daha var ki; hiçbirimiz, yüzyıllardır devam eden bir gelenek ve görgüyle, evlerin ön cephelerine bu büyüklükte işaretlerini koyan ustalar kadar cesur olamayacağız. Son bir söz söylemek gerekirse; Unutmamalıyız ki. Hiçbir şey ölmez, her şey yaşar, Işığı taşıyan eller değişir, ama taşıdıkları ışık ölümsüzdür. Şeyda Güvenç DURAN Y. Mimar Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |