 ÇANAKKALE savaşlarının her yıldönümünde dedem Mecimusanın Musa onbaşıyı şükranla anarım hem 1915 yılının GELİBOLU’sundaki kahraman bir asker olarak hem de dedem olarak. Seddülbahir’de, Keçideresin’de ve savaşın en kanlı kara muharebesi olan ZIGINDERE muharebelerinde çektikleri gördükleri ve yaşadıkları ile.
 Dedem savaşta SEDDÜLBAHİR’deki güney cephesinin topçu bataryasında topçu onbaşısı imiş: Bizzat anlattığı ve benim dinlediğim temmuz 1915 bu bölgedeki çarpışmalarda ölen askerleri gömmek bile mümkün olmamış .8 gün süren savaşın sonunda yaklaşık 16000 vatan evladı kaybedilmiş. O yaz sıcağında ölüleri gömmek için ateşkes teklif edilen itilaf devletleri komutanı General Hamilton bunu kabul etmemiş ve iki tarafın ölüleri ateşe verilip yakılmış. Dedemin anlattığı bu olay yanda  kapağını gördüğünüz kitabın 123. sayfasında yazmaktadır. Ayrıca ekteki resimde görülen çanta bir ingiliz askerine ait olup Zıgınderemuharebesinden sonra dedem kullanmaya başlamış bugün ise bendedir. İkinci resimde çanta açılınca bir ek var bu ek bir İNGİLİZ sahra çadırından kesilmiş ve çantaya eklenmiş.  Çantanın çıtçıtlarının içinde ingilizce yazılar ve seri nosu vardır. Ekteki resimde görülen ustura, traş makinası, cımbız ve bileme taşı ile bileme kayışı cepheden yani 1915’de ÇANAKKALE’den gelme. Dedemin berberliğe eli yatkınmış. Topçu onbaşı olarak geri planda olduğundan taburun berberliğini de yapıyormuş. Anlattığına göre bir gün kendi deyişine göre Von Voke ama muhtemelen o zaman o birligin kumandanı Von Weber Paşa (Alman) dedeme traş olmuş ve resimde görülen bu traş takımlarını hediye etmiş ayrıca 5 lira vermiş, sarı lira, o zaman 1 lira imiş rahmetli hep gözleri dolarak anlatırdı. Traş takımı içinde birde traş leğeni  vardı bakırdan üzerinde -şimdi hatırlamıyorum hangi dilden- yazılar yazıyordu. Ters çevrilmiş foter gibi kulaği hilal şeklinde kesik boyna otursun diye. Benim çocukluğumda o leğenin kenarı kalaycıya tamamlatılıp perçinletildi ve aşağıda evde kelen davarların su kabı oldu. İlerleyen yıllarda da savaştan gelen İngiliz su tarası ile Manavullu KÖRALİ’ye hurda olarak verildi yerine alüminyum bir kilden alındı. Bu ve buna benzer hikaye köyde çoktur ama kimse ne anlatır nede anlatmaya cesaret eder. Dileğimiz herkesin geçmişten duyduğu yada bildiği belge niteliğindeki şeyleri paylaşmasıdır.
- Kitap İnceleme: Yazar Gürsel Göncü "Siperin Ardı Vatan" isimli kitabında Çanakkale Savaşları hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Kitabın tanıtım yazısını aynen aktarıyoruz.
Bu kitapta yakın tarihin gerek yapılışı, gerek kahramanları, gerekse sonuçları bakımından en önemli olaylarından biri olan Çanakkale Savaşı; başlangıcından sonuna tüm operasyonel detaylarıyla, Türk tarafı açısından ve objektif kriterlere göre değerlendiriliyor?
Türkler hangi alanda, hangi koşullarda nasıl savaştı? Siperlerde neler doğru, neler yanlış yapıldı? Vatanı savunanlar, dönemin en güçlü orduları karşısında hangi fedakarlıklara katlandılar ve nasıl kazandılar?
Mustafa Kemal’in muharebelerin kaderini değiştiren karar ve uygulamaları nelerdi? Türk komuta kademesinde ne tür problemler yaşandı? Düşman, hangi noktalarda neleri planladı; hangi hesaplar tümden tutmadı?
Lojistik ve idari hizmetler ne ölçüde verilebildi? Sağlık hizmetlerinde hangi zorluklar yaşandı? Yaralı ve hastalara nasıl bakıldı? Türk askeri gerçekte ne kadar kayıp verdi?
Savaş alanlarındaki tüm yer isimleri, ayrıntılı krokiler, nadir fotoğraflar ve dile getirilmemiş olaylar.
- Ayrıca kitapla ilgili Ntvmsnbc.com'daki habere ulaşmak için tıklayın.
Konuyla ilgili diğer resim ve belgeler: Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |