Güzelsu ve çevresi folkloründe diğer
yerlerde olduğu gibi batıl inançlar motiflerine sıkça rastlanmaktadır.
Bu batıl inançlar, içerisinde yaşanılan topluma yada bölgeye göre çok
az farklılıklar gösterebilir. Batıl inançlar insanların çok eski
çağlardan günümüze kadar doğa, yada başka olaylardan korunmak için
geliştirdikleri anlayış ve yaşayışlarına göre uyguladıkları
motiflerdir.
Günümüzde bazılarına inanılıp uygulansada
akıl çağında çoğu terkedilmiştir. Bunlardan bir kısmını aşağıda
aktarıyoruz.Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Devamı...
|
|
|
Tarihde kaydı olmayan fakat halk arasında anlatılan efsaneler vardır. Bizde de anlatılan kocalar çukuru efsanesi bunlardan birisidir,efsaneye adını veren kocalar çukuru dediğimiz yer, anboluda davar sağılan ağılın hemen üzerinden sağa sapıp önünüze çıkan yoldan 500 mt..yürürseniz karşınıza çıkan yer kocalar çukurudur.Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamı...
|
|
|
Köyün güneyindeki gölgeli dediğimiz yere giderken kirazlı (dere) köprüsünü geçince hemen yolun solunda fotoğrafta görüldüğü gibi gelintaşı olanca hüznü ile bizi seyretmektedir.Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamı...
|
|
|
Bölgemizin yöresel ağzı deyince, hiçbir açıklamaya gerek koymayan şu cümleyi okumak yeter. "IRAMAZAN İLİMONU AL DA IRAFA KOY, IRAMAZANDA İLAZIM OLUR" Başka söze gerek varmı bilmem ama birkaç kısa açıklama yapalım. Yöremiz halkı bazı kelimeleri söylerken sesleri değişik şekilde telaffuz eder, örneğin (K) genellikle (G)olarak söylenir ,Ankara (ANGARA), Kalk (GALK) gibi, bazı isimler kısaltılır, Mehmet (Memet) ,Mustafa (Mısta), Hüseyin (Hüsen),gibi..Bazı sesli harflerle oynanır Ülen (Ulan) , Ömer (Omar). Özellikle köyümüzde gelmek, gitmek fiilleri bize has bir şekilde söylenir. GELDİN Nİ (GELDİN Mİ ?), GETTİN Nİ (GİTTİN Mİ?) ,sözünü kullandığınız zaman civar köylerden hemen sizin (SÜLLES) Güzelsu dan olduğunuzu bilirler. Her yörenin folklöründe kendi konuşma ağızları ile söyledikleri ilenç (beddua), tabir (benzetme) ve atasözleri vardır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamı...
|
|
|
Cezayer Türküsü
(Akseki Folkloründen)
Fatih devrinde Ege denizinde bircok adalar, 1517 den sonra da Suriye ve Mısır alınarak Akdeniz'in kuzey, doğu ve güney-doğu kıyıları Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştı. İlerde Akdeniz'i bir Türk gölü haline getirecek olan yeni atılımların bağşlangıcı ve Akdenizde en kuvvetli Türk deniz üssüne sahip olma vantajı 1519 tarihinde atılan yeni adımla büyük bir gelişme gösterir. Bu tarihte Akdeniz in güney batı kıyılarından, Cezayir'den tarihin Barbaros'u Hızır Reis'in Hacı Hüseyin namındaki elçisi Yavuz'a devrin en büyük Türk devletinin sultanına Cezayerin tabiyetini arzeder. İşte bundan böyle Akdeniz'in doğu yarısına hakim olan Türk idaresi Cezayeride kendi hakimiyetine almış, Batı Akdeniz de de Türk hakimiyeti görülmeye başlamış ve Akdeniz bir Türk gölü haline gelmiştir. Bu doğudan batıya doğru yayılan hakimiyet karada olduğu gibi denizde de kendisini göstermiş tarihte dünyanın sayılı donanmalarından birine sahip olma sonucunu yaratmıştır.Osmanlı tarihinde "Garp Ocakları " adı verilen Afrika'nın bu kuzey kıyılarından Akdeniz'de yaratılan destanlar yankılarını sadece kendi bölgelerinde bırakmazlar. Akdeniz'in dev kasırgaları haline gelen bu denizciler yankılarını Akdeniz'in doğu kıyılarına kadar ulaştırır ve Anadolu'nun folklorunda "Cezayer Türküsü" ile dalgaların yankıları bir karşı yakın seda ile karşılaşır. Bugün halen Akseki ve dolaylarında halk oyun havalarından olan "Cezayer Türküsü" işte böyle ihtişamlı bir geçmişin halk ruhundan halk sosyal hayatına geçmiş ve toplumumuzu içten sızlatan duyguların güzel bir örneğini teşkil eder.Burada Sadıklar dan Ahmet Aydoğan'dan tesbit ettiğimiz bu tarihi oludğu kadar folklorik türkünün metin halinde sözlerini veriyoruz.
Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamı...
|
|
|